<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>blog: sinem cender</title>
    <link>http://www.sosyomat.com/</link>
    <language>tr-tr</language>
    <ttl>40</ttl>
    <description>blog: sinem cender</description>
    <item>
      <title>ya&#351; 27(yok yok 26)</title>
      <description>bir ka&#231; g&#252;n sonra 27(yok yok 26)ya&#351;&#305;ma giricem 3 sene sonra 30(yok yok 29)!!!
 e bi 5 (yok yok 6)sene sonra yolun yar&#305;s&#305; der Taranc&#305;...Nas&#305;l ge&#231;ti anlamad&#305;m y&#305;llar daha sanki d&#252;n anneme dikleniyordum ben bir 18 olay&#305;m g&#246;receksin diye..&#350;imde ne bu ya&#351;lanmaktan korkar hallerim?gen&#231; ya&#351;ta anne olmak,mutsuz bir evlilik,yar&#305;m b&#305;rak&#305;lm&#305;&#351; bir okul,bo&#351;anma sonras&#305; fazla &#246;zg&#252;rl&#252;&#287;&#252;n verdi&#287;i mutsuzluk ve bunal&#305;mlar...&#351;imdi bak&#305;yorumda ne kadar &#231;ok &#252;zm&#252;&#351;&#252;m kendimi sa&#231;ma sapan  &#351;eylere...Bir yandanda halen kendimle harp i&#231;indeyim neden b&#246;yle yapt&#305;m neden b&#246;yle s&#246;yledim diye...hayat&#305;ma d&#305;&#351;ard&#287;im  bakmay&#305; beceremem pek ama &#351;imdi bakabiliyorum...1 y&#305;l &#246;ncesine kadar ald&#305;rmazd&#305;m &#231;o&#287;u &#351;eye &#351;imdi derinlemesine d&#252;&#351;&#252;n&#252;yorum...evet san&#305;r&#305;m ya&#351;lan&#305;yorum bildiklerimi k&#305;z&#305;ma anlatamadan daha yeni &#351;eyler &#246;&#287;reniyorum ona yetemeyece&#287;im i&#231;in &#252;z&#252;l&#252;yorum ....&#351;u hayat kavgas&#305;n&#305;n i&#231;inde beni kayg&#305;land&#305;ran tek &#351;ey bu art&#305;k...ger&#231;ek a&#351;k&#305; bulup sadece yalanlara g&#246;z yummad&#305;&#287;&#305; i&#231;in yitiren ben g&#252;nlerdir a&#287;l&#305;yorum oysaki k&#305;z&#305;m&#305;n babas&#305;ndan ayr&#305;l&#305;rken ne kadarda duygusuzdum...k&#305;zm&#305;yorum yinede kendime yanl&#305;&#351;lar&#305;mla ve do&#287;rular&#305;mla kendimi seviyorum mecbur oldu&#287;um i&#231;in de&#287;il ya&#351;amak g&#252;zel oldu&#287;u i&#231;in...</description>
      <pubDate>Sun, 13 Jul 2008 20:37:54 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1744138-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>sinem cender</author>
      <link>http://sinem-cender.sosyomat.com/blog/1744138</link>
    </item>
    <item>
      <title>biten bir a&#351;k&#305;n ard&#305;ndan anlams&#305;zla&#351;an a&#351;k mektubu...</title>
      <description>sonsuz sevdam...
sevdim seni &#246;yle apans&#305;z &#231;&#305;kt&#305;n ki kar&#351;&#305;ma afallad&#305;m ilk &#246;nce sanki g&#246;ky&#252;z&#252;nde r&#252;zgar nereye g&#246;t&#252;r&#252;rse gidecek bir ku&#351; t&#252;y&#252;yd&#252;m ald&#305;n y&#252;re&#287;inin en g&#252;zel k&#246;&#351;esine saklad&#305;n beni...k&#246;t&#252;l&#252;klerden korudun,ge&#231;mi&#351;in ac&#305;mas&#305;z izleri silindi birden a&#351;k&#305;nla...sensiz nas&#305;l bir bo&#351;luktay&#305;m bilemezsin bilsen beni bir daha asla sensiz b&#305;rakmazd&#305;n...bir insan&#305;n bir insan&#305; bu kadar sevmesi zor her&#351;ey zorla&#351;&#305;yor seni g&#246;remedi&#287;im anki huzursuzlanmalar&#305;m inan ki bundan...sonra her seferinde sensiz olamayaca&#287;&#305;m&#305; anl&#305;yorum ,s&#246;ylesene nas&#305;l vazge&#231;erim senden her haline ayr&#305; a&#351;&#305;&#287;&#305;m...bir &#351;eyini de&#287;il her&#351;eyini,b&#252;t&#252;nl&#252;&#287;&#252;n&#252; seviyorum...
her halin ayr&#305; g&#252;zel benim i&#231;in ...
elini y&#252;z&#252;mde gezdirmen,,k&#305;zg&#305;nl&#305;&#287;&#305;n,&#246;fken,h&#305;rs&#305;n,gururun,k&#305;skan&#231;l&#305;&#287;&#305;n,benimle dalga ge&#231;men,g&#252;l&#252;&#351;&#252;n,nefesin,tutkun,sabr&#305;n,ruhun,bedenin,a&#351;k&#305;n,sertli&#287;in,sarho&#351;lu&#287;un,a&#287;lay&#305;&#351;&#305;n&#305;,duru&#351;unu,ruhunu,bedenini,tenini,tad&#305;n&#305;,tuzunu,huyunu suyunu seni sen yapan ne varsa ben onu seviyorumm...a&#351;k&#305;ndan kendimi kaybediyorum bazen deliler gibi g&#252;lerken bazen durduk yerde kalbime bir han&#231;er saplan&#305;yor,ayr&#305;ld&#305;&#287;&#305;m&#305;z andan itibaren seni d&#252;&#351;&#252;nmeye ba&#351;l&#305;yorum hayalin hi&#231; ayr&#305;lm&#305;yor yan&#305;mdan &#246;zl&#252;yorum sesini,dokunu&#351;unu...iyiki senin olmu&#351;um ne iyi yapm&#305;&#351;&#305;m diyorum...sen benim ba&#351;&#305;ma gelen en g&#252;zel &#351;eysin...seninle tam&#305;m ben bir daha yar&#305;m kalmak istemiyorum...dua ediyorum hep benim kalas&#305;n diye...ve her zamanki gibi anlatam&#305;yorum a&#351;k&#305;m&#305;i...sayfalarca yazsam havada kal&#305;yor bir &#351;eyler...biliyorum ve diliyorum g&#252;zel g&#252;nler gelecek hep beraber olaca&#287;&#305;z &#351;imdiki kavgalar&#305;m&#305;zla dalga ge&#231;ece&#287;iz hayat o zaman bir nebze kolayla&#351;acak...
hayat beni yada seni nereye s&#252;r&#252;klerse s&#252;r&#252;klesin &#351;unu bilki bir seni sevdim b&#246;yle &#231;ocuk ve hep seni sevece&#287;im...sevgi dedikleri &#351;eyin anlam&#305; bende hayat buluyor....Seni &#231;ok seviyorum deniz b&#246;&#246;r&#252;lcem...</description>
      <pubDate>Thu, 10 Jul 2008 23:46:55 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1732579-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>sinem cender</author>
      <link>http://sinem-cender.sosyomat.com/blog/1732579</link>
    </item>
    <item>
      <title>papatya fal&#305;</title>
      <description>G&#252;nlerden bir g&#252;n, evrenin bir noktas&#305;nda, k&#252;&#231;&#252;k bir t&#305;rt&#305;l g&#246;zlerini hayata a&#231;m&#305;&#351;. 
Do&#287;al i&#231;g&#252;d&#252;leri ile hemen beslenmeye ba&#351;lam&#305;&#351;. Ne bulursa yemi&#351;. Bir s&#252;re sonra, yeterince b&#252;y&#252;d&#252;&#287;&#252;nde, kendine g&#252;venli bir yer bulup, bir koza &#246;rmeye ba&#351;lam&#305;&#351;. 
Bu kozan&#305;n i&#231;inde ge&#231;irdi&#287;i uzunca bir s&#252;renin sonunda da, rengarenk kanatl&#305; bir kelebek olup &#231;&#305;km&#305;&#351;. 
Minik kelebek, u&#231;abiliyor olman&#305;n da verdi&#287;i mutlulukla u&#231;maya ba&#351;lam&#305;&#351;. 
Da&#287;lar tepeler a&#351;m&#305; &#351;, orman&#305;n her yerini dola&#351;m&#305;&#351;. Derken bir vadiye gelmi&#351;. Rengarenk &#231;i&#231;eklerin bulundu&#287;u bir vadiye. 
Etraf&#305;na &#351;a&#351;k&#305;n &#351;a&#351;k&#305;n bakarken,vadinin &#246;b&#252;r ucunda bir papatya g&#246;rm&#252;&#351;. 
Bir anda afallam&#305;&#351;. Ne d&#252;&#351;&#252;nece&#287;ini,ne yapaca&#287;&#305;n&#305; bilememi&#351;. 
&#304;&#231;inden "Ne muhte&#351;em bir &#231;i&#231;ek" diye ge&#231;irmi&#351;. 
Ve vakit kaybetmeden y&#252;zlerce renkli, ho&#351; kokulu &#231;i&#231;e&#287;in &#252;zerinden ge&#231;ip do&#287;ruca onun yan&#305;nda alm&#305;&#351; solu&#287;u. 
"Merhaba" demi&#351; papatyaya, "Sizi uzaktan g&#246;rd&#252;m ve yan&#305;n&#305;za gelmek istedim." 
Nazl&#305; papatya &#351;&#246;yle bir bakm&#305;&#351; konu&#287;una ve "Merhaba" demi&#351;, "Ben de yaln&#305;zl&#305;ktan s&#305;k&#305;lm&#305;&#351;t&#305;m zaten." 
Ve konu&#351;maya ba&#351;lam&#305;&#351;lar. Kelebek ona hayat hikayesini, nerede d&#252;nyaya geldi&#287;ini, ge&#231;ti&#287;i orman&#305;, tepeleri anlatm&#305;&#351;. 
Papatya da ona kendinden bahsetmi&#351;. Birbirlerinden ger&#231;ekten ho&#351;lanm&#305;&#351;lar. Kelebek b&#252;t&#252;n zaman&#305;n&#305; papatyayla ge&#231;irmi&#351;. 
Gece olunca beraber y&#305;ld&#305;zlar&#305; ve ate&#351; b&#246;ceklerinin danslar&#305;n&#305; seyretmi&#351;ler. 
G&#252;nd&#252;z olunca kelebek, kanatlar&#305;yla papatyay&#305; g&#252;ne&#351;in yak&#305;c&#305; &#305;&#351;&#305;nlar&#305;ndan korumu&#351;. 
Minik kelebek papatyay&#305; &#231;ok sevmi&#351;. O kadar &#231;ok sevmi&#351; ki, bir t&#252;rl&#252; onun yan&#305;ndan ayr&#305;lamam&#305;&#351;. 
Papatyan&#305;n da onu sevip sevmedi&#287;ini merak ediyormu&#351;. 
Ama cesaret edip de bunu papatyaya s&#246;yleyememi&#351; bir t&#252;rl&#252;. Onu k&#305;rmaktan, incitmekten, bu y&#252;zden kaybetmekten korkmu&#351;. 
Papatya da kelebe&#287;i &#231;ok sevmi&#351; ama o da bir t&#252;rl&#252; s&#246;yleyememi&#351; sevgisini. 
Duygular&#305;n&#305;n kar&#351;&#305;l&#305;&#287;&#305;n&#305;n olmayaca&#287;&#305;ndan, bu y&#252;zden kelebe&#287;i kaybedece&#287;inden korkmu&#351;. 
B&#246;ylece iki sevgili yan yana, ama sevgilerini payla&#351;madan s&#252;rekli sohbet etmi&#351;ler.B&#246;ylece saatler saatleri kovalam&#305;&#351;. 

G&#252;nler ge&#231;ip de, kelebek art&#305;k zaman&#305; kalmad&#305;&#287;&#305;n&#305;, g&#252;c&#252;n&#252;n t&#252;kendi&#287;ini anlay&#305;nca, papatyaya d&#246;nm&#252;&#351; ve 
"&#220;zg&#252;n&#252;m, ama senden ayr&#305;lmam gerekecek" demi&#351;. 

Papatya buna bir anlam verememi&#351;. "Neden" demi&#351;. "Yoksa benim yan&#305;mda mutsuz musun?" "Hay&#305;r," demi&#351; kelebek. 

Bilakis, sen benim hayat&#305;ma anlam katt&#305;n. Fakat biz kelebeklerin &#246;mr&#252; sadece &#252;&#231; g&#252;nd&#252;r. 
Ve ben de &#246;mr&#252;m&#252; tamamlad&#305;m. Art&#305;k kelebeklerin hi&#231; &#246;lmedi&#287;i bir yere gitmeliyim. 

Papatya bu duruma &#231;ok &#252;z&#252;lm&#252;&#351;. Ama yapacak bir &#351;ey yokmu&#351; zaten. 

Kelebek art&#305;k hi&#231; g&#252;c&#252;n&#252;n kalmad&#305;&#287;&#305;n&#305;, daha fazla tutunamayaca&#287;&#305;n&#305; fark etti&#287;inde, son bir gayretle papatyaya "Seni seviyorum" diyebilmi&#351; ancak. 

Papatya donakalm&#305;&#351;. Sadece "Ben de..." diyebilmi&#351; kelebe&#287;in arkas&#305;ndan. 

Ard&#305;ndan da g&#246;zya&#351;lar&#305;na bo&#287;ulmu&#351;. &#304;&#231;inden "Ke&#351;ke onun da beni sevdi&#287;ini bilseydim. Ke&#351;ke onu sevdi&#287;imi s&#246;yleyebilseydim." diye ge&#231;irmi&#351;. 

Papatya, sevdi&#287;inin onu sevdi&#287;ini bilmeden ge&#231;irdi&#287;i g&#252;nlerin ac&#305;s&#305;na dayanamam&#305;&#351;. 

Bir s&#252;re sonra yapraklar&#305; &#246;nce solmu&#351;, sonra da d&#246;k&#252;lmeye ba&#351;lam&#305;&#351;. 

Her d&#252;&#351;en yaprakta papatya, i&#231;inden "Seviyormu&#351;" diye ge&#231;irmi&#351;. 

&#304;&#351;te o g&#252;nden beri, bunu bilen a&#351;&#305;klar, sevgililerine soramad&#305;klar&#305;n&#305; hep papatyalara sormu&#351;. 


Seviyor Mu, Sevmiyor Mu diye...
Benim fal&#305;m seviyor &#231;&#305;kt&#305;...</description>
      <pubDate>Thu, 10 Jul 2008 23:42:55 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1732569-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>sinem cender</author>
      <link>http://sinem-cender.sosyomat.com/blog/1732569</link>
    </item>
    <item>
      <title>sn</title>
      <description>bendim g&#246;zlerine bula&#351;an uykusuzluk,yan&#305;ba&#351;&#305;na ba&#287;da&#351; kurup oturan yanl&#305;zl&#305;k,
3 &#351;ekerli &#231;ay&#305;n kokusu,ellerinin titreyi&#351;i....
i&#231;ersin t&#252;t&#252;n&#252; duman&#305;n&#305;n ben oldu&#287;unu bilmeksizin..
ve ben seviyorum seni elimden bir &#351;ey gelmeksizin...</description>
      <pubDate>Wed, 09 Jul 2008 11:38:17 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1725077-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>sinem cender</author>
      <link>http://sinem-cender.sosyomat.com/blog/1725077</link>
    </item>
    <item>
      <title>gittin</title>
      <description>Dudagima, &#231;ocuksu susuzlugumla asla doyamadigim &#246;p&#252;c&#252;klerinden birini kondurup gittin. "N'olur &#246;yle bakma bana" dedin en son... Daha birka&#231; dakika &#246;nce, g&#246;zlerimde varliginla alevlenen yasam sevincinin yerine, boyun egmis, donuk ve daha simdiden hasretinle kavrulmus bir karanligi birakip gittin...
Dolmustu zamanin...
Y&#252;regimdeki kum saatini, o g&#246;z a&#231;ip kapayincaya kadar ge&#231;en "sen"den, sanki asirlarca t&#252;kenmek bilmeyen "sensizlige" tersy&#252;z ederek gittin.
I&#231;imde, g&#252;nlerdir yoklugunla zayiflamis, kalbi kupkuru kalmis ask &#231;ocugunu sevginle emzirme sarhosluguyla delirdigim su "&#252;&#231; saatin" i&#231;indeki y&#252;zlerce "an"i "ani"ya d&#246;n&#252;st&#252;rerek... 
&#214;nce g&#246;zlerim &#246;ks&#252;z kaldi yoklugunda. Sonra, nefesinin o bugulu sicakligindan mahrum kalan evimin rutubet kokulu duvarlari...
Gittin...&#304;ki askin arasinda saskin, &#252;rkek ve &#231;aresiz bir &#231;ocuk gibi savrulan kalbini cebine koyup, baska bir eve gittin uyumaya. Artik senin degildi evin,. "sizin"di. Benim &#246;zledigim o eski evin degildi gittigin... 

</description>
      <pubDate>Tue, 08 Jul 2008 22:48:45 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1723443-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>sinem cender</author>
      <link>http://sinem-cender.sosyomat.com/blog/1723443</link>
    </item>
    <item>
      <title>.</title>
      <description>&#199;evresine bak&#305;n&#305;p kimseyi g&#246;remeyen K&#252;&#231;&#252;k Prens: 

- G&#252;nayd&#305;n,. dedi tatl&#305; bir sesle. 

- Buraday&#305;m, dedi ses, elma a&#287;ac&#305;n&#305;n alt&#305;nda. 

- Kimsin sen? dedi K&#252;&#231;&#252;k Prens. G&#252;zelli&#287;ine diyecek yok. 

- Ben tilkiyim. 

- Gel oynayal&#305;m. Can&#305;m &#231;ok s&#305;k&#305;l&#305;yor. 

- Seninle oynayamam, evcil de&#287;ilim. 

- Kusuruma bakma, dedi K&#252;&#231;&#252;k Prens. 

Biraz d&#252;&#351;&#252;nd&#252;kten sonra ekledi: - &#171;evcil&#187; ne demek? 

- Bural&#305; de&#287;ilsin besbelli. Ne ar&#305;yorsun burada? 

- &#304;nsanlar&#305; ar&#305;yorum. "Evcil" ne demek? 

- &#304;nsanlar, dedi tilki, insanlar&#305;n t&#252;fekleri vard&#305;r. Ava &#231;&#305;karlar. Hepimizin rahat&#305;n&#305; ka&#231;&#305;r&#305;rlar. Bir de k&#252;meslerde tavuk beslerler. Ba&#351;ka dertleri yoktur. Yoksa pili&#231; mi ar&#305;yorsun? 

- Hay&#305;r, dost ar&#305;yorum. "Evcil ne demek? 

- Art&#305;k kimselerin umursamad&#305;&#287;&#305; bir gelene&#287;in gere&#287;i. Ba&#287;lar kurmak demektir. 

- "Ba&#287;lar kurmak&#187; m&#305;? 

- Evet. S&#246;zgelimi sen benim i&#231;in &#351;imdi y&#252;zbinlerce o&#287;lan &#231;ocuktan birisin. Ne senin bana bir gereksinmen var, ne de benim sana. Ben de senin i&#231;in y&#252;zbinlerce tilkiden biriyim. Ama beni evcille&#351;tirirsen, birbirimize gereksinme duyar&#305;z. Sen benim i&#231;in d&#252;nyada bir tane olursun, ben de senin i&#231;in. 

- Biraz biraz anl&#305;yorum, dedi K&#252;&#231;&#252;k Prens, bir &#231;i&#231;ek var .. Galiba beni evcille&#351;tirdi. 

</description>
      <pubDate>Tue, 08 Jul 2008 13:07:17 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1721029-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>sinem cender</author>
      <link>http://sinem-cender.sosyomat.com/blog/1721029</link>
    </item>
    <item>
      <title>ayr&#305;l&#305;k...</title>
      <description>kokunla irkilmek,
ad&#305;nla uyanmak,
sensiz &#246;ks&#252;z kalmakm&#305;&#351; &#304;stanbul'da....</description>
      <pubDate>Wed, 14 May 2008 21:06:10 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1461576-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>sinem cender</author>
      <link>http://sinem-cender.sosyomat.com/blog/1461576</link>
    </item>
  </channel>
</rss>
